Broadway salonları gibi

Herkes hemen hatırlayacaktır çocukluk günlerinde duyduğu, “hava karardı artık eve gir” diye seslenen anne-babamızın sesini. Çoğumuz da istemeye istemeye oyunu bırakır, arkadaşlarımızdan daha doğrusu eğlenceden kopup eve gelirdik. Ancak aklımız hala oyunda ve arkadaşlarımızda kalırdı.

Sonradan sonradan saatleri biraz geciktirmeye, eve daha geç dönmeye başladık. Bir süre sonra da bu geç dönmeleri kendimizde hak olarak gördük. Kiminin ebeveyni bu hakkı kabullendi bazıları da reddetti. Eve geç dönülmesi kabul edilince de farklı bir hayatla karşılaşmaya başladık.

Çünkü gece eğlence hayatı bambaşkadır. Çünkü gece yaşayanlarla gündüz yaşayanlar farklı düşünür. Hayata bakış açıları farklıdır karanlıktan korkmayanların. O yüzden o insanlara farklı bir eğlence sunulmalı, farklı bir kalite gösterilmeli, farklı bir ortam yaratılmalıdır.

İşte bunu en iyi başaranlardan biri de İstanbul’un vazgeçilmez eğlence mekânı haline gelen Cahide Palazzo’dur. Daha dış kapısından itibaren insanı içine çeken bir atmosfer sunar Cahide Palazzo, heykelleriyle, duvarlara ve koridorlara konan süslemeleriyle “eğlencenin merkezi” olduğunu hissettiriyor.

* * *

İstanbul’da her kesime hitap eden binlerce eğlence mekânı var. Sadece Türk müşteriye değil yabancılara yönelik de birçok mekân var. Türkiye’nin eğlence sektörünün kalbi İstanbul’a yakışan ise, sadece birkaç tane. Kalburüstü insanların eğlenebileceği mekânların hemen başında sayabileceğimiz Cahide Palazzo, sektörü iyi bilenlerin bir araya gelip oluşturduğu bir yer.

Yıllarını eğlence sektörünün zirvesinde geçiren, belki de gidip görmediği ülke kalmayan ve bu ülkelerdeki eğlence sektörünü hatmetmiş olan İzzet Çapa’nın her türlü detayı düşünüp uyguladığı Cahide Palazzo, en az onun kadar eğlence sektörünü bilen Şerbetçi Ailesi’nin sektöre kazandırdığı bir mekân.

Gece eğlencesine meraklı olanlar bilir Şerbetçi Ailesi, yaklaşık 50 yıldır bu sektörün içerisinde. Türkan Şerbetçi, sert erkeklerin, bıçkın delikanlıların sıkça görüldüğü ve raconların kesildiği zamanın gazino kültürünün içerisinde yoğrulmuş kelimenin tam anlamıyla eğlence sektörünün “Hanımağa”sı. Oğlu Şehmuz Şerbetçi de Hanımağa annesinden öğrendiği kadar bu sert çatışmaların yaşandığı sektörde ayakta kalabilmiş mekan sahiplerinden.

İşte bu eğlence sektörünü iyi bilen üç ismin hizmete açtığı Cahide Palazzo, mekan olduğu kadar hizmet kalitesiyle de eğlenceseverleri cezbediyor. Servis elemanlarından sunuma kadar hizmet kalitesinde üst seviyeyi tutturan Cahide Palazzo, lezzetleriyle de müşterilerini memnun etmeyi biliyor.

* * *

Diyeceksiniz ki, Cahide Palazzo hakkında neden bu kadar övgü dolu bir yazı yazdın… Birincisi gerçekten hak ediyor. İkincisi ise, geçtiğimiz günlerde Aris Ezgi Doğan Moon Life Yılın En İyileri Ödül Töreni’ni Cahide Palazzo’da gerçekleştirdik. Daha önce de defalarca gittiğim Cahide Palazzo’nun, bu kez bir organizatör olarak perde arkasını da gördüm ve o yüzden yazdım.

“Marifet iltifata tâbidir, müşterisiz meta zâyidir. İltifatsız mal zâyidir” de ondan yazdım.

Kelimenin tam anlamıyla “Hak ediyor” da o yüzden yazdım.

Hoşça kalın.

Bir kaliteli tören daha

Gazeteciliğe başladığım yıllarda tanıdığım, yaklaşık 35 yıldır arkadaş olduğumuz kadar da ağabeylik gördüğüm Salih Abi’nin (Keçeci) sahibi olduğu Quality Of Magazin Dergisi’nin 13. kuruluş yıldönümü ve ödül töreni, geçtiğimiz akşam Cahide Palazzo’da gerçekleşti. Merit Otel ve Babylon Town ana sponsorluğunda gerçekleşen ödül törenine iş, cemiyet sanat, spor ve magazin dünyasından çok sayıda ünlü isim katıldı.

Birbirine yakın masalarımız olduğu için sanatçı arkadaşım Nihan Akın ve hayat arkadaşı Enis Tunay’la masalarımızı birleştiriverdik. Eşim Nihal’in migren ağrısı nedeniyle katılamadığını söyleyince sağlık dileklerinin ardından birbirine çok yakıştırdığım Akın ve Tunay çiftiyle keyifli bir gece geçirdim.

Cahide Show ekibinin dans gösterisinin ardından sunucular Melike Öcalan ve Gökay Kalaycıoğlu’nun anonsuyla sahneye çıkan Salih Abi, ünlü İsimlerle 13. yıl pastasını kesti. Büyük bir coşkuyla yeni yaşını kutlayan derginin gecesi eğlence dolu anlara sahne oldu. Sağlık sorunları nedeniyle uzun süredir sahnelerden uzak kalan Mehmet Ali Erbil’in, sunucu Melike Öcalan’a yaptığı “el değdirme” esprisini pek hoş karşılamasam da yaşam boyu onur ödülü kazanan Zafer Ergin, Derya Baykal ve Faruk Bayhan ile birlikte İlker İnanoğlu, Çağlar Ertuğrul, Pınar Deniz, Ziynet Sali, Sakiler, Ebru Yaşar gibi birçok ünlü ismin Salih Abi’ye destek vermesi çok güzeldi. Şehmus Şerbetçi, Türkan Şerbetçi, Ali Ağaoğlu, Süleyman Orakçıoğlu, Ali Ramazanoğlu, Tuğba Özay, Haluk Levent, Orhan Gencebay, Yılmaz Vural, Ayhan Aşan ve Kubat gibi ünlü isimler de davetliler arasındaydı.

Magazin D’nin çok sevdiğim müdürü Asiye (Acar) kardeşim ile yönetmeni Timuçin Güner, Fox Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, “2. Sayfa” programıyla başarılarını kanıtlayan Müge (Dağıstanlı) ile Gülşen’in (Yüksel) ödüllendirilmesi, Salih Abi’nin seçimlerinin doğru olduğunun kanıtı gibiydi. Ancak Salih Abi’nin bu ödülleri, davetliler arasında yer alan Magazin Gazetecileri Derneği (MGD) Başkanı Okan Sarıkaya, MGD’nin kurucuları Burhan Akdağ ve Tayyar Işıksaçan ile magazin dünyasının önde gelen ismi Nurcan Sabur’a verdirmesi hoş bir jest olurdu.

Ödül töreninin uzatma dakikalarında sahneye çıkan Cem Belevi’nin kıyafetleri ve şarkıları bana hitap etmediği gibi birçok davetliye de pek cazip gelmemiş olsa ki, salonun büyük bir kısmı boşalmıştı. Ancak baştan sona kalite kokan Quality Of Magazin Dergisi’nin 13. kuruluş yıldönümü, Salih Abi’nin 40 yıldır sürdürdüğü başarılı çalışmalarına bir artı daha yazdı.