Haber gibi haber

1988 yılının eylül ayında başladım gazeteciliğe. 22 yılı Hürriyet’te geçti. 34 yılı geride bıraktığım meslek hayatım boyunca pek çok sanatçı ve sanat olayı hakkında ses getiren haberler yaptım. Bazen de önüme o kadar zorlama haberler geldi ki, “Bu da haber mi!” demekten kendimi alamadım. Geçtiğimiz günlerde iki haberi okuyunca aklıma geldi bu “kurmaca” ve “zorlama” haberler.

* * *

Yıllar evvel hafta sonları yayınlanan bir televizyon eki çıkarıyoruz. Bir gün önüme yarı çıplak bir fotoğraf geldi ve televizyon ilavesine bu mankeni kapak yapmam istendi. Artık müdürün kendisi mi istedi, yukarıdan birilerinden “torpilli” miydi yoksa müdürün kıramayacağı birileri mi “rica” etti, bilemem.

Ben de bu fotoğrafı kapak yapamayacağımı söyledim. Öyle ya, hafta boyu evlerin salonunun ortasında, televizyonların yanında duran bir derginin kapağında yarı çıplak bir kadın fotoğrafının ne işi vardı?

Vay efendim onun dediğini nasıl olur da yapmazmışım diye epey bir tartıştık müdürümle, sonunda dayanamayıp sordum:

  • Peki, haber ne abi?

Cevaba dikkat!

  • Dizi teklifleri alıyor!

Yanlış anlamayın, dizi teklifi filan aldığı da yok!

Yazmaya kalksam haber, üçüncü cümlede bitecek!

Tıpkı fotoğrafı önüme gelen manken kızımızın dağarcığındaki kelimeler kadar bir haber olacak!

Tıpkı geçende okuduğum, “Boşanmayan Alişan ve eşi Buse Varol’a reklam teklifi yağıyor” gibi!

* * *

Geçende okudum dedim ya, aklıma geldi.

Pandemi öncesinde “Müslüm” filminin gişe başarısıyla hatırlanan eski sanatçıların yaşam hikayelerinin film yapılması furyası, büyük tartışmaların yaşandığı “İki Gözüm Ahmet” filmiyle devam etti. Şimdilerde de “Bergen” fırtınası esiyor beyazperdede.

Rekabet, zirve için iyi bir şeydir!

Ama artık rekabet edemiyorsanız, o zaman ne olacak?

Manukyan’ı oynamak isterdim” dersiniz, Hülya Avşar gibi!

Ne Manukyan’ın hayatını film yapmak isteyen var ne de Hülya Avşar’a bu rolü teklif eden!

* * *

Bir de hiç kimseye faydası olmayan haberler var.

Nedense de hepsi Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu TV8’e toplanmış gibi.

“Survivor” mu desem, “Yetenek Sizsiniz” mi desem, “O Ses Türkiye” mi desem, bilemedim.

Soruyorum şimdi, önceki yıllarda yayınlanan bu üç yarışmada birinci olup hala hatırlanan kaç kişi var?

Ama bir bakıyorum, her gazete ve internet sitesinde hatta TV8’in rakip olduğu televizyon kanallarının magazin programlarında bile bu yarışmaların haberleri var.

Hepsi de “kim elendi, kim finale kaldı” diye.

Kime faydası var!

Ötesi, iyice kutuplaşmış hale gelen medyanın ortak olarak yaptığı neredeyse tek haber, bu üç yarışmanın haberleri!

* * *

Bana göre diyeceğim ama aslında evrensel gazetecilik kuralı budur!

Haber, haber gibi olmalı!

“Zorlama” veya “kurmaca” olmamalı!

Topluma bir şeyler vermeli, içi boş olmamalı!

Tıpkı sağlığın insan hayatında ilk sırada olması gibi.

Başta bir “1” olacak ki, sonraki sıfırların değeri olsun, ondan sonra haber olsun!

Kalın sağlıcakla…

Acun’u severim ama

Bu kadarı da fazla!

Televizyon dünyasının en başarılı ismi kim diye sorsanız, tartışmasız ilk sırada Acun Ilıcalı gelir. Çaylak muhabirlik döneminden bu yana yaptığı programlarla televizyon izleyicilerinin kalbinde taht kurmayı bilen Acun Ilıcalı, reytinglerde hep üst sıralarda yer almayı bilmiş bir televizyoncu. Hatta yaptığı programlarla o kadar çok para kazandı ki, kendine TV satın alacak kadar büyüdü.

Kendine özgü komik hikayeleri anlatılsa da Acun, önceleri mütevazı bir kanal olan TV8’i, programlarla tek tek ilgilenerek kendi çizgisine çekti. Sonrasında haberleri ve haber programlarını da kaldırıp tam bir eğlence kanalı yaptı. İyi de yaptı ve Türkiye’nin böyle bir kanala ihtiyacı varmış ki, izleyiciler de bu eğlence kanalını çok sevdi.

Yeni kanal, yeni programlar hem de eğlenceli, sevilen bir sunucu filan derken başlarda Acun’la ilgili yapılan bir sürü haber pek göze çarpmıyordu. Ancak bugünlere geldiğimizde bu haberlerin hala ve ısrarla yapılıyor olması, artık isyan ettiriyor.

Dikkat ettiniz mi bilmem! Ne kadar fazla Survivor haberi yapılıyor ve okuyoruz?

Medya gruplarının kendi televizyon kanalları ve o kanallarda yayınlanan programlarla ilgili bile bu kadar fazla haber yapılmıyor.

Yakında Survivor bitince bu kez de O Ses Türkiye haberleri başlayacak, emin olun!

Herhangi bir yayını elinize alın… En az 2-3 tane Acun Ilıcalı ya da Survivor haberi var, değil mi?

Evet, belki ve daha fazlası Acun’u seviyoruz.

Ben de öyle…

Ama bu kadarı da fazla!

Sanki hatta sanki değil öyle… Birisi sabahtan akşama Acun’un kanalını ve programını seyrediyor ve her kelimeyi her sahneyi haber yapıp gün içinde onlarca haberi medya kuruluşlarına iletiyor.

Acun Ilıcalı’nın başarılı bir halkla ilişkiler ve medya ilişkiler departmanı ve yöneticisi olabilir. Bu durum, Acun’un başarısı olarak da görülebilir.

Anlamadığım nokta, medya kuruluşlarında da birileri bu haberleri sayfalarına koymak için hazırda bekliyor gibi. Acun’un ya da programının haberi gelse de yayınlasak diye…

Vardır bir hikmet diyeceğim ancak pek de hikmetli bir durum değil gibi geliyor.

Son bir soru…

Survivor ile ilgili yapılan haberlerin, gerçekten haber değeri var mı?