Bir kaliteli tören daha

Gazeteciliğe başladığım yıllarda tanıdığım, yaklaşık 35 yıldır arkadaş olduğumuz kadar da ağabeylik gördüğüm Salih Abi’nin (Keçeci) sahibi olduğu Quality Of Magazin Dergisi’nin 13. kuruluş yıldönümü ve ödül töreni, geçtiğimiz akşam Cahide Palazzo’da gerçekleşti. Merit Otel ve Babylon Town ana sponsorluğunda gerçekleşen ödül törenine iş, cemiyet sanat, spor ve magazin dünyasından çok sayıda ünlü isim katıldı.

Birbirine yakın masalarımız olduğu için sanatçı arkadaşım Nihan Akın ve hayat arkadaşı Enis Tunay’la masalarımızı birleştiriverdik. Eşim Nihal’in migren ağrısı nedeniyle katılamadığını söyleyince sağlık dileklerinin ardından birbirine çok yakıştırdığım Akın ve Tunay çiftiyle keyifli bir gece geçirdim.

Cahide Show ekibinin dans gösterisinin ardından sunucular Melike Öcalan ve Gökay Kalaycıoğlu’nun anonsuyla sahneye çıkan Salih Abi, ünlü İsimlerle 13. yıl pastasını kesti. Büyük bir coşkuyla yeni yaşını kutlayan derginin gecesi eğlence dolu anlara sahne oldu. Sağlık sorunları nedeniyle uzun süredir sahnelerden uzak kalan Mehmet Ali Erbil’in, sunucu Melike Öcalan’a yaptığı “el değdirme” esprisini pek hoş karşılamasam da yaşam boyu onur ödülü kazanan Zafer Ergin, Derya Baykal ve Faruk Bayhan ile birlikte İlker İnanoğlu, Çağlar Ertuğrul, Pınar Deniz, Ziynet Sali, Sakiler, Ebru Yaşar gibi birçok ünlü ismin Salih Abi’ye destek vermesi çok güzeldi. Şehmus Şerbetçi, Türkan Şerbetçi, Ali Ağaoğlu, Süleyman Orakçıoğlu, Ali Ramazanoğlu, Tuğba Özay, Haluk Levent, Orhan Gencebay, Yılmaz Vural, Ayhan Aşan ve Kubat gibi ünlü isimler de davetliler arasındaydı.

Magazin D’nin çok sevdiğim müdürü Asiye (Acar) kardeşim ile yönetmeni Timuçin Güner, Fox Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, “2. Sayfa” programıyla başarılarını kanıtlayan Müge (Dağıstanlı) ile Gülşen’in (Yüksel) ödüllendirilmesi, Salih Abi’nin seçimlerinin doğru olduğunun kanıtı gibiydi. Ancak Salih Abi’nin bu ödülleri, davetliler arasında yer alan Magazin Gazetecileri Derneği (MGD) Başkanı Okan Sarıkaya, MGD’nin kurucuları Burhan Akdağ ve Tayyar Işıksaçan ile magazin dünyasının önde gelen ismi Nurcan Sabur’a verdirmesi hoş bir jest olurdu.

Ödül töreninin uzatma dakikalarında sahneye çıkan Cem Belevi’nin kıyafetleri ve şarkıları bana hitap etmediği gibi birçok davetliye de pek cazip gelmemiş olsa ki, salonun büyük bir kısmı boşalmıştı. Ancak baştan sona kalite kokan Quality Of Magazin Dergisi’nin 13. kuruluş yıldönümü, Salih Abi’nin 40 yıldır sürdürdüğü başarılı çalışmalarına bir artı daha yazdı.

Şık ve anlamlı

Merhaba sevgili Red Capret okurları,

Sevgili Alper Alp, “Kendinizi kırmızı halıda hissedeceksiniz!” sloganıyla iş dünyası ve cemiyet hayatını sayfalarına aktaran bir dergi hazırlamayı teklif edince şimdiye kadar olduğu gibi tabii ki onun yanında yer alacağımı söyledim.

İlk sayısıyla 2022 yılının güzel geçeceğine işaret eden Red Carpet Dergimiz ve siz değerli okurları için bazen gizli kalmış bazen yeterince ön plana çıkamamış bazen de çok özel davetleri kaleme alacağım. Aslında biraz da size sizi anlatarak gerçekten “kendinizi kırmızı halıda hissetmenizi” sağlamaya çalışacağım.

* * *

2022’ye girmeden önce birçok kişi ve kuruluş “yeni yıla merhaba” partileri düzenledi. Bunlardan bir kısmını, daha doğrusu sizler için seçtiklerimizi Red Carpet dergimizin sayfalarında bulabilirsiniz. Ben size bu özel gecelerden birinden bahsetmek istiyorum. Benden bir önceki kuşaktan gazeteci sevgili Salih (Keçeci) Abimin düzenlediği “yeni yıla merhaba” gecesi, özel bir gece tanımlamasını tam olarak hak etti.

Uzun zamandır gitmek istediğim ancak bir türlü fırsat bulamadığım İstanbul’un yeni eğlence mekânı Cahide Palazzo’da gerçekleşen Quality of Magazine gecesi, beklediğim gibi eğlencenin zirve yaptığı çok özel bir gece oldu. Sevgili İzzet Çapa’nın Cahide Palazzo için hazırladığı şovların yanı sıra Salih Abinin davetine icabet edip salondaki yerlerini alan birbirinden ünlü sanatçıların şarkıları, “yeni yıla merhaba” demeyi çok daha keyifli hale getirdi.

* * *

Tüm bunlarla birlikte gecenin en önemli tarafı, Quality of Magazine Dergisi’nin sahibi Salih Abimin TESYEV’e (Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı) bağışlanmak üzere düzenlediği resim müzayedesiydi. Eğlencenin zirve yaptığı gecede bir yandan şıklık ve zarafet yarışı yapılırken bir yandan da sanatçı Av. Akın Ekici tarafından yapılan “Cumhuriyet” ve “Mavi Evren” isimli iki tablonun satışı için rekabet yaşandı.

Geliri Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı’na bağışlanmak üzere satışa sunulan bu iki tabloya davetliler arasında yer alan beş iş insanı talip olunca Salih Abi de sanatçı dostu Av. Akın Ekinci’den üç tablo daha yapmasını rica etti.

Bir yeni yıl eğlencesi olmasının yanı sıra, engelli bireyler için de umut olmayı başaran Quality Of Magazine davetinde Ali Ağaoğlu, Erkan Kork, Yalçın Şahin, Süleyman Orakçıoğlu ve Erkan Özkan’ın beş tablo satın alarak TESYEV’e toplamda 125 bin Lira bağışta bulunması, beni ayrıca mutlu etti.


Salih Keçeci, Hayati Babaoğlu (TESYEV As Başkanı), Erkan Özkan (Stella Mobilya), Yalçın Şahin (MAPAR Otomotiv), Süleyman Orakçıoğlu, (Orka Tekstil), Erkan Kork (PayFix Dijital Ödeme Sistemi) ve sunucular Gökay Kalaycıoğlu ile Melike Öcalan. (soldan sağa)

Bu arada TESYEV Başkanı A. Yavuz Kocaömer’i de buradan anmadan edemeyeceğim. Hürriyet’le yollarımızın ayrıldığı yılların hemen ardından Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in danışmanlığını yapmaya başlamıştım. Engelli vatandaşlarımıza yönelik bir proje üzerinde çalışırken Posta Gazetesi yazarı da olan Kocaömer ile tanışıp sohbet etme fırsatı buldum. Gerçekten soyadındaki gibi “kocaman” bir yüreğe sahip çok özel bir insan olduğunu fark etmem hiç de uzun sürmedi. Hatta o kadar samimi bir sohbet oldu ki, 22 yıl boyunca engelli bir abiye sahip olduğu için o yıllarda hiç oyuncağı olmadığını bu yüzden de abisini kaybettikten sonra oyuncakla doldurduğu evinin üst katını bile gösterdi. Quality gecesinde gözlerim onu aradı ama maalesef yurt dışında olduğu için katılamamıştı. Bir dahaki sefere sohbet ederiz artık!

Yeni yılınız umutla dolsun, umutlarınız da gerçek olsun!R

Bu kez olmuş!

11 yıl olmuş Hürriyet’ten ayrılalı. Bu zaman içerisinde Hürriyet’te olup bitenler hakkında çok yazı yazdım. Ya bizzat yaşadıklarım ya da çok güvendiğim haber kaynaklarımın anlattıklarıydı bunlar. Bunca yıl içinde ruhumuza işleyen habercilik duygusuyla bazen sert yazılar da yazdım. Özellikle de 23 yıl boyunca organizasyonunda bizzat yer aldığım Altın Kelebek hakkında eleştiriler yaptım.

Ancak geçen akşam 47. Altın Kelebek Ödülleri Töreni’ni izlerken “bu kez olmuş” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Cem Davran ve Çağla Şıkel’in sunumuyla gerçekleşen Pantene Altın Kelebek’te ödül alanlar kadar ödül verenler de törene yakıştı. Ödül kazananlar dışında davetli olmaması belki heyecanı biraz azalttı ama törenin pandemi koşullarında yapılması nedeniyle doğal karşıladım.

Altın Kelebek ödül töreni öncesinde adaylıktan çekilmeler yaşanmıştı, hatırlarsanız. Bu konuyu da “Bu da bir başka hakaret türü” başlıkla yazımda ele almıştım.  Altın Kelebek ödül törenini izlediğimde, adaylıktan çekildiklerini açıklayanların haklı olmadıklarını gördüm. Çünkü aday oldukları alanlarda ödül kazananlar, bence onlardan daha iyiydi. Bu yüzden adaylıktan çekildiklerini açıklayanların bu davranışı, “reklam kokan hareket olarak” kaldı. Ama ben yine de Altın Kelebek’te “aday gösterilmesine” karşı çıkan tarafta olduğumu belirtmek isterim. Çünkü 47 yıllık Altın Kelebek “ruhuna” aykırı buluyorum.

* * *

Altın Kelebek ödül töreninin ardından hemen bir “İbrahim Tatlıses” infiali yaratıldı. Yok efendim, Yaşam Boyu Onur Ödülü neden İbrahim Tatlıses’e verilmiş, Dünya Kadın Hakları Günü’nde bu yapılır mıymış, diye tepkiler oluştu.

Açıkçası ben buna katılmıyorum.

Çünkü o ödül, İbrahim Tatlıses’in yaşam tarzına değil sanatçı kişiliğine verilmiş bir ödüldür. Ağır yaralandığı bir suikasttan yıllar sonra yeniden sahnelere dönmeyi başaran Tatlıses gerek TV programındaki reytingleri gerekse verdiği konserleri binlerce kişinin izlemesiyle sanatçı kimliğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

Kadına yönelik şiddet uyguladığı için Tatlıses’in Altın Kelebek Yaşam Boyu Onur Ödülü almaması gerektiğini savunanların, televizyon programını izleyenlere ve konserini seyretmeye gidenlere de tepki göstermesi gerekmez mi? TV programını izleyen milyonlara tepki gösteremeyen ve konserleri izleyen binlerce İbrahim Tatlıses hayranını karşılarına almaya cesaret edemeyenlerin, Altın Kelebek Yaşam Boyu Onur ödülünün Tatlıses’e verilmesini eleştirmesinin haksız olduğunu düşünüyorum.

* * *

Yazımın başında “bu kez olmuş” dedim ama eleştiriye açık bölümler olmadığı anlamına da gelmiyor. Öncelikle şunu belirteyim, en iyi “Influencer” ödülünün Altın Kelebek ruhuna aykırı buluyorum.

“Influencer”, kelime anlamıyla “etkileyen” kişi demektir. Sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanan ve paylaşımlarıyla binlerce hatta milyonlarca kişiye ulaşan kişilere “Influencer” adı verilir. Markaların iş birliğinde bulundukları kişiler haline gelen influencerlar, takipçilerinin satın alma kararlarında etkilidirler.

Bence “influencer”, takipçilerini anlaştıkları firmaların ürünlerine yönlendiren bir çeşit “pazarlama hokkabazı”ndan başka bir şey değil. Aynı alanda başarılı birden fazla firma ve ürünü varken sadece takipçileri fazla diye bu kişilerin kendi işlerine geldiği gibi ya da para aldıkları firmalara yönlendirme yapması hem adil değil hem de etik değil.

Sergiledikleri sanatlarıyla milyonların izlediği kişilerin ödüllendirildiği Altın Kelebek’te “influencer” denen “pazarlama hokkabazlarına” ödül verilmesi hiç de doğru değil.

Son olarak Altın Kelebek’te bir de Azerbaycan’ın Parlayan Yıldızı ödülü ile en iyi dijital içerik ödülüne bir anlam veremedim. İlki gereksizdi, ikincisi ise sohbet ya da talk show olmalıydı.

* * *

Altın Kelebek’ten bir gece sonra özel bir geceye daha katıldım. Hürriyet’teki röportajlarından sonra sosyal medya paylaşımlarıyla büyük bir takipçi sayısına ulaşan İzzet Çapa’nın eğlence dünyamıza kazandırdığı yeni mekânı Cahide Palazzo’da gerçekleşen Quality of Magazine yeni yıl partisi, şovları ve sahneye çıkan sanatçılarıyla özel bir geceydi. Mekân ve şovlar için İzzet Çapa ile böylesine özenli hazırlanmış bir parti için de magazin haberciliğinin usta ismi Salih abiyi (Keçeci) kutluyorum. Bu gecede Salih abiyi yalnız bırakmayarak eğlencenin dozunu artıran sanatçı dostlarımız ile iş ve cemiyet hayatının ünlü isimlerine de teşekkür etmek gerek.

Quality of Magazin Dergisi’nin yılbaşı partisi vesilesiyle bir kez daha yeni yılınızı kutluyor, başarılı, mutlu ve umutlu bir yıl olmasını diliyorum.