Eğlencenin merkezi

Okulların kapanmasıyla birlikte İstanbul’daki trafik de azaldı. Okul servislerinin trafikten çıkması etkili oldu tabii ki ama en büyük etkenlerden biri de tatil döneminin başlaması oldu. Yaklaşan Kurban Bayramı ve 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü birleştiren tatilciler, soluğu güney sahillerimizde aldı.

Bahsi geçmişken hem Kurban Bayramı hem de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, ülkemize sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum.

Büyük şehirlerimizde ve özellikle de İstanbul’da yaz aylarıyla birlikte eğlencenin merkezi de değişir. Tatil beldelerinde birbiri ardına yeni eğlence mekanları açılmaya başlar. İstanbul’un popüler mekanları da bu hareketlilikten faydalanıp eğlencenin merkezini tatil beldelerine taşır. Eğlenmeyi sevenler de bir yandan tatil yapıp bir yandan da gece hayatının keyfini çıkarır.

* * *

Eğlencenin yaz merkezinin olmazsa olmazı Bodrum’dur. İstanbul’da olduğu gibi Bodrum’da da Günay Restaurant’ın hakimiyeti söz konusudur. Eğlence hayatının lokomotifi olan Günay Restaurant, bu yıl Çeşme’de de gece hayatının müdavimlerinin hizmetinde olacak. Bodrum’da İbrahim Tatlıses, Çeşme’de ise Ajda Pekkan ve Cenk Eren’le kapılarını açan Günay Restarunat’ta, bakalım eğlence nasıl devam edecek…

Bodrum’un bir başka eğlence merkezi ise Azka Otel olacak gibi görünüyor. Geçtiğimiz yıl neredeyse her gece misafirlerine ünlü sanatçıların sahne aldığı çok özel eğlenceler sunan Azka Otel’in yaz eğlencelerinde Hülya Avşar, Gülşen, Kuşum Aydın, Kubat, Safiye Soyman ile Faik Öztürk, Özcan Deniz ve Gülben Ergen dikkat çeken isimlerden.

İstanbul’un bir diğer gözde mekânı Cahide Palazzo, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Alaçatı’da hizmet vermeye devam ediyor. Cahide Alaçatı’da sahneye çıkacak isimler arasında Serkan Kaya, Yıldız Tilbe, Hakan Altun, Kenan Doğulu, Özcan Deniz ve Fatih Ürek yer alıyor.

Alaçatı’nın bir başka iddialı mekânı ise Jolly Joker’de ise Hakan Altun ve Gülşen’le başlayacak olan yaz eğlenceleri, farklı müzik tarzlarını seven tatilcilere de hitap edecek türden.

Yaz eğlencelerinde Kuzey Kıbrıs’ı da es geçmemek lazım. Casino turizminin merkezi olan Kuzey Kıbrıs’ın beş yıldızlı otellerinde özel eğlenceler bulmak mümkün. Misafirlerine bu özel geceleri yaşatacak otellerin başında Kaya Palazzo Resort&Casino Girne ile Merit Royal Premium Hotel geliyor.

* * *

Tatilcilerin gidişiyle İstanbul’da eğlence bitmiş değil. Ancak popüler sanatçıların çoğu tatil beldelerinde sahneye çıkıyor. İstanbul’da ise daha çok “eller havaya” tarzında gece eğlenceleri kalmış gibi. Birkaç mekânın dışında öyle elle tutulur yaz eğlencesi pek kalmadı.

Olsun, biz yine de İstanbul’dayız.

İşimize de gideriz, eğleniriz de…

Sağlıcakla kalın.

İmparator gibi

Akşam eve dönmüş bir yandan günün yorgunluğunu ve stresini atmaya diğer yandan da akşam yemeğinin ardından göz ucuyla televizyona bakmaya çalışıyordum. Elimde telefon, bir yandan da günün gelişmelerini takip ediyorum.

Gazetecilik dediğiniz şey sabah saat 09.00 akşam saat 17.00 arası yapılan bir şey değil çünkü. Günün 24 saati yaşanan bir meslek ve artık otomatikleşen bir refleksle sürekli haberleri takip ediyorum. Tam saatini hatırlamıyorum ama artık yatmaya hazırlanıyorum diye aklımda kalmış. Televizyondan bir alt yazı geçmeye başladı ve bende uyku filan kalmadı.

“İmparator’a suikast!”

“Tatlıses vuruldu!”

“Canlı yayın çıkışı İbo’ya suikast!”

Tabii ki, o saatten Hürriyet’in İstanbul baskısının yapıldığı saate kadar müthiş bir telefon trafiği başladı. Son baskıdan sonra da neredeyse sabaha kadar sürdü.

Hastane, Tatlıses’in durumu, kimler ziyarete geldi, polis raporu, suikast anı, yeri, nasıl oldu, kimler yaptı, neden… Bir sürü sorunun cevabını bulmak için zamanla yarış…

* * *

Geçen gün Günay Restaurant’ta İbrahim Tatlıses’i dinlemeye gidince suikast gecesinde yaşadıklarım aklıma geldi. Sanki o geceyi bir kez daha yaşadım. Suikasttan sonra acaba yeniden türkü söyleyebilecek mi, diye haberler de yapmıştık. Kimileri müzik hayatı bitti derken kimileri de müziğe dönmesi çok zor diye açıklama yapmıştı. Hatta eşim, vurulmadan bir hafta önce İbrahim Tatlıses’i dinlemeye gitmek istemiş, son bir kere dinleme fırsatını kaçırdığımızı düşünmüştük.

Silahlı saldırının üzerinden tam 12 yıl geçmiş.

Geçtiğimiz yıl televizyon programına başladığı zaman “bu böyle gitmez” demiştim. Nitekim de pek fazla gitmedi. Ama sonrasında Günay Restaurant’ta sahneye çıkmaya başlayınca “başardı” diye geçirdim içimden.

* * *

Geçen gün de canlı olarak sahnede izleyince de İmparator İbrahim Tatlıses’in azmine hayran kaldım. Müziğe dönemez diyenlere nispet Günay Restaurant’ın misafirlerine yine unutamayacakları bir gece yaşattı İmparator. Öyle ki, gecenin sonunda hemen herkes ya halay çekiyor ya da göbek atıyordu. Hatta görebildiğim kadarıyla 3-4 masadaki misafirler de İsrail’den İbrahim Tatlıses’i dinlemeye gelmişlerdi. Sözleri bilmeseler de müziğe eşlik edip eğlence dolu bir gece yaşadılar.

* * *

Başlıkta da söyledim.

Geçen gece İbrahim Tatlıses, o hatırladığım İmparator “gibi”ydi.

“Gibi” diyorum ama o azmiyle “gibi” sözcüğünü de atıp yakında hayranlarının karşısına “İmparator” olarak çıkar.

Göreceksiniz O, bunu kanıtlar!

Kalın sağlıcakla…

Bu kez olmuş!

11 yıl olmuş Hürriyet’ten ayrılalı. Bu zaman içerisinde Hürriyet’te olup bitenler hakkında çok yazı yazdım. Ya bizzat yaşadıklarım ya da çok güvendiğim haber kaynaklarımın anlattıklarıydı bunlar. Bunca yıl içinde ruhumuza işleyen habercilik duygusuyla bazen sert yazılar da yazdım. Özellikle de 23 yıl boyunca organizasyonunda bizzat yer aldığım Altın Kelebek hakkında eleştiriler yaptım.

Ancak geçen akşam 47. Altın Kelebek Ödülleri Töreni’ni izlerken “bu kez olmuş” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Cem Davran ve Çağla Şıkel’in sunumuyla gerçekleşen Pantene Altın Kelebek’te ödül alanlar kadar ödül verenler de törene yakıştı. Ödül kazananlar dışında davetli olmaması belki heyecanı biraz azalttı ama törenin pandemi koşullarında yapılması nedeniyle doğal karşıladım.

Altın Kelebek ödül töreni öncesinde adaylıktan çekilmeler yaşanmıştı, hatırlarsanız. Bu konuyu da “Bu da bir başka hakaret türü” başlıkla yazımda ele almıştım.  Altın Kelebek ödül törenini izlediğimde, adaylıktan çekildiklerini açıklayanların haklı olmadıklarını gördüm. Çünkü aday oldukları alanlarda ödül kazananlar, bence onlardan daha iyiydi. Bu yüzden adaylıktan çekildiklerini açıklayanların bu davranışı, “reklam kokan hareket olarak” kaldı. Ama ben yine de Altın Kelebek’te “aday gösterilmesine” karşı çıkan tarafta olduğumu belirtmek isterim. Çünkü 47 yıllık Altın Kelebek “ruhuna” aykırı buluyorum.

* * *

Altın Kelebek ödül töreninin ardından hemen bir “İbrahim Tatlıses” infiali yaratıldı. Yok efendim, Yaşam Boyu Onur Ödülü neden İbrahim Tatlıses’e verilmiş, Dünya Kadın Hakları Günü’nde bu yapılır mıymış, diye tepkiler oluştu.

Açıkçası ben buna katılmıyorum.

Çünkü o ödül, İbrahim Tatlıses’in yaşam tarzına değil sanatçı kişiliğine verilmiş bir ödüldür. Ağır yaralandığı bir suikasttan yıllar sonra yeniden sahnelere dönmeyi başaran Tatlıses gerek TV programındaki reytingleri gerekse verdiği konserleri binlerce kişinin izlemesiyle sanatçı kimliğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

Kadına yönelik şiddet uyguladığı için Tatlıses’in Altın Kelebek Yaşam Boyu Onur Ödülü almaması gerektiğini savunanların, televizyon programını izleyenlere ve konserini seyretmeye gidenlere de tepki göstermesi gerekmez mi? TV programını izleyen milyonlara tepki gösteremeyen ve konserleri izleyen binlerce İbrahim Tatlıses hayranını karşılarına almaya cesaret edemeyenlerin, Altın Kelebek Yaşam Boyu Onur ödülünün Tatlıses’e verilmesini eleştirmesinin haksız olduğunu düşünüyorum.

* * *

Yazımın başında “bu kez olmuş” dedim ama eleştiriye açık bölümler olmadığı anlamına da gelmiyor. Öncelikle şunu belirteyim, en iyi “Influencer” ödülünün Altın Kelebek ruhuna aykırı buluyorum.

“Influencer”, kelime anlamıyla “etkileyen” kişi demektir. Sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanan ve paylaşımlarıyla binlerce hatta milyonlarca kişiye ulaşan kişilere “Influencer” adı verilir. Markaların iş birliğinde bulundukları kişiler haline gelen influencerlar, takipçilerinin satın alma kararlarında etkilidirler.

Bence “influencer”, takipçilerini anlaştıkları firmaların ürünlerine yönlendiren bir çeşit “pazarlama hokkabazı”ndan başka bir şey değil. Aynı alanda başarılı birden fazla firma ve ürünü varken sadece takipçileri fazla diye bu kişilerin kendi işlerine geldiği gibi ya da para aldıkları firmalara yönlendirme yapması hem adil değil hem de etik değil.

Sergiledikleri sanatlarıyla milyonların izlediği kişilerin ödüllendirildiği Altın Kelebek’te “influencer” denen “pazarlama hokkabazlarına” ödül verilmesi hiç de doğru değil.

Son olarak Altın Kelebek’te bir de Azerbaycan’ın Parlayan Yıldızı ödülü ile en iyi dijital içerik ödülüne bir anlam veremedim. İlki gereksizdi, ikincisi ise sohbet ya da talk show olmalıydı.

* * *

Altın Kelebek’ten bir gece sonra özel bir geceye daha katıldım. Hürriyet’teki röportajlarından sonra sosyal medya paylaşımlarıyla büyük bir takipçi sayısına ulaşan İzzet Çapa’nın eğlence dünyamıza kazandırdığı yeni mekânı Cahide Palazzo’da gerçekleşen Quality of Magazine yeni yıl partisi, şovları ve sahneye çıkan sanatçılarıyla özel bir geceydi. Mekân ve şovlar için İzzet Çapa ile böylesine özenli hazırlanmış bir parti için de magazin haberciliğinin usta ismi Salih abiyi (Keçeci) kutluyorum. Bu gecede Salih abiyi yalnız bırakmayarak eğlencenin dozunu artıran sanatçı dostlarımız ile iş ve cemiyet hayatının ünlü isimlerine de teşekkür etmek gerek.

Quality of Magazin Dergisi’nin yılbaşı partisi vesilesiyle bir kez daha yeni yılınızı kutluyor, başarılı, mutlu ve umutlu bir yıl olmasını diliyorum.

Artık yeter!

Karantina döneminden çıktığımızdan beri gün geçmiyor ki yeni bir kadına şiddet olayı yaşanmasın. Sanki koronavirüs bitti kadına şiddet virüsü hortladı. Geçtiğimiz günlerde sanatçıların birlikte olduğu kadınlara yönelik şiddet haberlerini bu sayfada sizlerle paylaşmıştım. Ozan Güven’in sevgilisi Deniz Bulutsuz’a, Rubato grubunun solisti Özer Arkun’un kız arkadaşı B.Y.’ye uyguladığı şiddet, sizlerden de büyük tepki aldı.

Son olarak üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in Muğla’da vahşice öldürülmesi Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Kadına yönelik şiddetin son bulması için düzenlenen protestolara ünlüler de katıldı. Sanat dünyasından çok sayıda isim de tepkisini sosyal medyada dile getirdi.

Mahsun Kırmızıgül, “Bu ülkede her gün öldürülen kadınlara, tecavüze uğrayan, taciz edilen çocuklara, yoksulluktan intihar edenlere, evlatları şehit olan ailelere, iş bulamayan milyonlara, suçsuz yere mahpusta yatanlara, eziyet edilen hayvanlara, çöplükte yiyecek arayanlara üzülmekten helak olduk.” açıklamasını yaparken Gökhan Türkmen de, “Benim iki kız çocuğum, ablam, eşim ve annem var. Bir erkeğin gücünün yettiği canlıya şiddet uygulamasına kızgın ve öfkeliyim” sözleriyle duygularını dile getirdi.

Şevval Sam, “Ben bir kadın değilim, ben bir anne değilim, ben bir kız çocuğu değilim. Ben bir ‘insanım’ ve yaşamak benim hakkım.” derken Kalben ise, “Ben 34 yaşında bir kadınım. Kadın olduğum için başıma nelerin gelebileceğini biliyorum. Bunları her gün kabul ederek, bu acıyla, bu yağmayla, bu zulümle mücadele ederek yaşıyorum” dedi.

Demet Evgar, “İstanbul Sözleşmesi, sadece kadınları değil, ruhu hastalanmış erkekleri de kendilerinden koruyacaktır. Yetkili kişilerin bunu idrak etmesi gerekir. Biricik hayatımızın katili olmasınlar. Zaten bir gün öleceğiz” dedi. Ceylan Ertem ise, “Memlekette ‘kadın’ olmak üzerine sayısız program, yazı/çizi, şarkı yapıldı. Halâ mücadele sürüyor” paylaşımında bulundu.

Ajda Pekkan’ın da “Yaşayan her canlıya fiziksel veya psikolojik yapılan şiddete daima karşı durdum. Bu tatsız olayların, canice işlenen cinayetlerin, saldırıların, beni ve milletimizi üzüntü ve yasa boğan tüm bu olayların önüne geçilebilmesi, suçlulara en ağır cezaların verilmesi için acilen ilgili yasaların çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.” sözleriyle yetkilileri göreve çağırdığı Pınar Gültekin cinayetine en sert tepkiyi ise ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses gösterdi.

Gültekin’in katili hakkında sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Tatlıses, “Bravo lan haza delikanlıymışsın, boğacaksın yakacaksın betona gömeceksin. Ne ayaksın oğlum sen!!! Hangi filmi seyrettin de bunları yaptın. Bunlar filmlerde bile olmaz! Oğlum erkeklik adına sen bir kara lekesin lan şerefsiz” notunu düştü.

İbrahim Tatlıses’e katılmamak elde değil.

Hatta altına imza atmak gerekir!

Hareketli yaz…

Karantina günlerini çok şükür atlattık. Biraz da tedbirlere dikkat ettik mi bu salgını da az kayıpla atlatacağız gibi görünüyor. Durum böyle olunca yazlık bölgelerdeki hareketlilik de artmaya başladı. Yurtdışı seyahatler henüz yapılamadığından yerli turist güney bölgelerimizdeki tatil yörelerini doldurdu. Bodrum’u, Antalya’sı, Çeşme’si derken hemen hemen her turistik bölgemiz tatilcilerin akınına uğradı.

İstanbul’da da özel geceler yapılmaya başladı. Ancak yoğurdu üflercesine tedbirlere olabildiğince uyularak organizasyonlar yapılıyor. Mesela hain bir saldırıda Mehmetçiklerimiz şehit olunca son anda iptal edilen ve sonrasında salgın nedeniyle yapılamayan 46. Altın Kelebek Ödülleri, geçtiğimiz günlerde farklı bir şekilde gerçekleştirildi. Yılın en iyileri seçilen kişiler ve yapımlar, ödüllerini sahneden uzak evlerinde ya da ofislerinde yapılan özel çekimlerle aldı. Farklı bir tarzdı ama bence başarılıydı.

Ancak küçük bir not eklemeden de geçemeyeceğim. Magazin gazetecilerine saldıran ve hakaret eden bir şarkıcıya “Yılın Şarkısı” ödülünün verilmesi hiç de doğru olmadı. Ödülünü aldıktan sonra hakaretlerine devam eden şarkıcı diye ortalıkta dolaşan bu kişinin, Türkiye’nin en önemli ödülünü hiç hak etmediğini ve “seviyesizliğini” bir kez daha gözler önüne serdi. Altın Kelebek’i organize edenler de doğru kişiye ödül vermediklerini anlamışlardır.

* * *

Öte yandan turizmin en önemli merkezlerinden Bodrum’da yeni bir otel açan BVS Group, meşhur Günay gecelerini de BVS Bosphorus Bodrum Otel’e taşımış oldu. Milyonların hayran olduğu sanatçılar, bir bir Günay Restaurant’ta sahneye çıkıyor. Seda Sayan’dan Gülben Ergen’e, Ebru Gündeş’ten Demet Akalın’a ve Fatih Ürek’e kadar birçok ünlü sanatçı sevenleriyle Bodrum gecelerinde buluştu. Önümüzdeki günlerde de buluşmaya devam edecek.

Yeri gelmişken trafik kazası geçiren sevgili Alişan’a da geçmiş olsun demek istiyorum. Ailesi ve minik bebeğiyle geçirdiği trafik kazasında Allah korumuş. Allah beterinden saklasın.

* * *

Bu arada hatırlarsınız, geçen hafta ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses için “Allah akıl fikir versin” diye yazmıştım. Tatlıses, geçtiğimiz günlerde sevgilisi olduğu iddia edilen Gülçin Karakaya ile ilgili bir açıklama daha yapmış. Gülçin Hanım’ın, yardımcısı olduğunu, silahlı saldırıdan sonra kullanamadığı sol kolunun yerine Gülçin Hanım’ı koyduğunu söylemiş. Eski eşi Perihan Savaş’ın, “Allah akıl fikir versin” şeklindeki açıklamasını “talihsiz” olarak yorumlamış.

Görünen o ki, birileri ünlü sanatçıya kendisinden 26 yaş küçük bir sevgilisi olmasının doğru bir davranış olmadığını anlatmış. O da “Kadınsız yapamam” açıklamasının yanlış anlaşıldığını söyleyerek geri adım atmış. Ancak eski eşi Ayşegül Yıldız’ın da Tatlıses’in yardımcısı olduğunu henüz hiç kimsenin unutmadığını belirtelim.

Geçen sene de Bodrum’a birkaç kez gelmiştim ama bu yıl insanların yüzündeki maskeleri görünce biraz farklı duygular yaşadım. Ama gerekli olduğu için de pek yadsımadım. İnşallah daha sağlıklı günlerde Bodrum’un ve diğer tatil yörelerimizin keyfini süreriz.

Allah akıl fikir versin!

Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’in uzun süredir sesi soluğu çıkmıyordu. Karantina günlerinde bir-iki görüntüsü çıktı, bir-iki söz söyledi o kadar. Ama geçtiğimiz günlerde herkesi hayrete düşüren bir haberle yeniden gündeme geldi.

İbrahim Tatlıses denilince akla hep kadınlar gelirdi bir zamanlar ve yine öyle oldu. Perihan Savaş’tan Derya Tuna’ya, Oryantal Asena’dan Ayşegül Yıldız’a kadar birlikte olduğu kadınlarla ilgili hep farklı haberlere konu oldu ünlü sanatçı. Bu kez de kendisinden 42 yaş küçük olan 26 yaşındaki Gülçin Karakaya ile olan aşkıyla gündeme bomba gibi düştü Tatlıses. “İkinci Sayfa” programına verdiği özel röportaj sırasında aşkını açıklayan Tatlıses, “Ben kadınsız yapamam” diyordu.

Ancak gerçekten de hayatının her döneminde yanından kadınlar eksik olmayan Tatlıses’in onlara pek de iyi davrandığı söylenemez. Perihan Savaş’la birlikteliği olaylı bir şekilde sona eren Tatlıses’in, Derya Tuna’ya da şiddet uyguladığı konuşulurdu çoğu zaman. Hatta Günay Restaurant’ta sahneye çıkacağı akşam Derya Tuna’yı bacağından İbrahim Tatlıses’in vurdurttuğu da iddia edildi.

Sonrasında yine kendisinden yaşça küçük Ayşegül Yıldız’la birlikteliği konuşuldu ünlü sanatçının. Yıldız da önceleri Tatlıses’in yanında çalışıyordu ve sonra aşk yaşamaya başlamışlardı. Tıpkı şimdiki sevgilisi Gülçin Karakaya’da olduğu gibi.

26 yaşındaki Karakaya, İbrahim Tatlıses’in tüm sosyal medya hesaplarını yönetiyor. Bu yüzden de ünlü sanatçıyla uzun süredir çok sıkı bir ilişki içerisinde. Haliyle bu ilişkinin aşka dönüşmesi işten bile değildi ve öyle de olmuş. Hatta ünlü sanatçı, yeni sevgilisini eski eşi Ayşegül Yıldız’la da tanıştırıp çektirdiği fotoğrafın altına da “Önüm arkam, sağım solum emniyette. İkisinin isminde de güller var; Ayşegül & Gülçin Hanımlar… Ayşegül Hanım Elif Ada’mın annesi, Gülçin Hanım da yardımcım. Sırtım yere gelmez.” notunu düşmüş.

Fotoğrafta Ayşegül Yıldız gülerek poz vermiş, Derya Tuna’dan ses çıkmamış ama eski eş Perihan Savaş, Tatlıses’in yeni sevgilisi için olay bir yorum yapmış. İbrahim Tatlıses’ten olan kızı Melek Zübeyde, torunları Efe, Kemal Ali ve Zeynep Bal ile Bodrum’da tatil yapan ünlü oyuncu Perihan Savaş, “Çok söyleyecek bir söz yok. Allah akıl fikir versin!”

Ne diyeyim, Perihan Savaş haklı!